BEMBEYAZ, DÜMDÜZ, YAMYASSI BİR ŞEY
Bu ne? Ne bu? Vitrindeki telefon mu muhabbet kahvesi
tepsisi mi? Hani vardır ya çift fincanlı porselenden mamul tepsiler. Nedense
iki fincan ve tabağı oluyor, onlarında altında yine süslü bembeyaz düz,
kenarları hafif kıvrık bir tepsi. Merakla bakıyorum Tezgahtar yan, yan yanıma
yaklaşıyor, yardım edip edemeyeceğini sormaya çalışıyor. Sazan gibi atlamadan
ilgisiz gibi davranıp, bunun ne işe yaradığını sordum.
Genç adam yukarıdan aşağıya süzdükten
sonra açıklamalara başladı. 4.5 G hatta şimdi alt yapı yok ama gelecekte 5. G
ye hazır, 64 GB hafıza 4 cameralı vs 3
boyutlu resim, konuştuğunuzda dikte eder, soru
sorarsanız cevap verir falan filan diye
anlatmaya başladı.
“Bu mu? Vay canına...”
“Yook şu, yanındaki” diye kekeledi. Sonra
bembeyaz, dümdüz ve yamyassı şeye şaşkınlıkla baktı, baktı:
Devamı için
“Haa bu henüz bugün gelmiş. Benim bir
bilgim yok. Bu bölüme bakan arkadaşımı çağırayım benden daha iyi bilgi verir.
Öğle yemeğine gitmişlerdi. Şimdi çağırırım” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder