2 Mayıs 2026 Cumartesi

Yeni bir insan öyküsü KÖR KARANLIKTA bir gerçek

kör karanlıkta



    “Hey be mübarek, şimdi sokakta 
olanları Allah kurtarsın, selamete çıkarsın” diyebildim yüksek perdeden ama kendim bile duyamadım ağzımdan çıkanları. Korkunç bir patlama daha oldu.  O anda yağmurun değil ama patlamaların temelden çatıya her çeşit yapıyı sıkı salladığına hükmettim. Gerçek nerede, önümde canlanan hayallerin  nereden geldiğini, ne olduğunu, ve nasıl birbirine karışmadığını anlayamıyordum. Ayaklarımı hissedemiyor kaçmak istediğim halde hareket edemiyordum. Bana ne oluyordu? Depremdeyiz ama ben yerimden hareket edemiyordum. Hani soğuk kanlı bir şekilde kaçacak, sağlam duran nesnelerin altına sığınacaktık. Hani kendimize yaşam üçgen boşlukları bulacak, ya da yaratacaktık?  Oysa soğuk kanlı olmak nerede ben neredeydim. O anda bende benden eser kalmamıştı.

...

SİHA'lar kördü, kördüler kör olmaya ama duyargaları da yoktu, duvar kadar sağırdılar.  Feryatları, ağlamaları  duymuyorlar, insanların acılarını anlamıyorlardı. Taş gibi duyarsızlar. Körlemesine yukarıdan bir yerlerden. dolu taneleri düşer gibi iniyorlar, nereye gittiklerini görmeden, bilmeden, nerede patlarlarsa kıyamet orada kopuyordu. Hadi kaç git! Nereyi beğenirsen… 

Devamı için...

18 Nisan 2026 Cumartesi

 

Bugün sevgili sınıf arkadaşımız,  

  ODTÜ Mimarlık fakültesi                                                               1974 yılı  MEZUNU 

                                    Şakir Karpat 

                                                              anıyoruz...

6 Nisan 2026 Pazartesi

 Bu gün afişimizde  Cahit Sıtkı Tarancı var:

Otuzbeş yaş şiiri...


Ne yazık ki 46 yaşında hayata veda etmiş...



27 Mart 2026 Cuma


 

BUGÜN BURADA TÜRK ŞİİRİNDE YENİ BİR SES VE SOLUK YARATMIŞ OLAN 

ORHAN VELİ KANIK 

USTAYI ANMAK GELDİ İÇİMDEN, ERDAL YAL KARDEŞİMİZ OKUDU, BEN GRAFİKLEDİM.




24 Eylül 2025 Çarşamba

zeytinin ağacının son günü

 BİR ZEYTİN AĞACININ  SON GÜNÜ 

Okan Üstünkök / Zeytin Yangına karşı

Bir panik içinde sıkıntıyla uyandı zeytin ağacı. Aralıksız esen rüzgâr başını döndürüyorken bu hareketlilik içinde kendi yapraklarının rüzgardan değil korkudan titreştiklerini fark etti. Gerçekten de korkudan ve heyecandan titreşiyorlardı. 

Genç sayılırdı bu zeytin ağacı, hatta çocuk sayılırdı bazı kıvrım kıvrım kıvrılmış kabukları kırışmış anaç ağaçların yanında. Henüz yüz seneyi geçeli birkaç yıl olmuştu. Nedenini bilememekle beraber içindeki bu duygu algılaması ona bir felaketin giderek yaklaşmakta olduğunu hissettiriyordu. Sıkıntısı yükselirken çevresindeki havanın yetersizliğini  sadece yapraklarında değil ama dallarında da duyumsamaya başlamıştı. Siyaha durmuş gök, mavinin ve ak be ak bulutların olması gereken yerlerini ışıksız bırakmış, üç beş ağaç ötesi seçilmez olmuştu. İçine bu durumun bir yangın habercisi olabileceği düşüncesi doğdu. Korkusu giderek büyüdü.

... 

Devamı için.

 

30 Mayıs 2025 Cuma

Bir Garip Taksi Şoförü

 "Bir Garip Taksi Şoförü" III Bölümlük insancıl bir öykü


“Biz insanlar XX. YY da Haçlı seferlerinden daha sık aralarla sürüler halinde Dünyanın hemen her yanında savaşmış, bir yüz yıl içinde Orta çağdaki dünya nüfusundan çok daha fazla insan öldürülmüş ve çevre tahrip olmuş, ozon tabakası delinmiş, küresel ısınmayla iki derece sıcaklık artışıyla birlikte çevre geri dönülemeyecek şekilde tahrip olmuş” derdi Pavel.”

“Latoonya sevgili vatanım, göz yaşlarım seni kurtaracaksa eğer ağlarım… Kurtarıcın kanımsa eğer, kanımı sana bağışlarım” diye  annesinden duyduğu orta çağdan kalma bir ağıt geldi aklına.

Çocukken annesinden bir çok defa dinlediği Homeros’un satırlarını hatırladı. Akilleyus tarafından öldürülme anı gelmişti. Tıpkı yüz yıllar öncesinde olduğu gibi etrafındaki ihanet çemberinin daraldığını, henüz kılıf ve askılarından çıkarılmamış kılıçların yakında kendisine karşı çekileceğini biliyordu.

Bizimki başını sallayıp arabasına yürüdü, bir buçuk  saatlik bir iş, diye aklından geçirdi. Ama bura Stambol’du, hiç belli olmaz. Yüzyıllar önce Hektor Turuva’daydı Aleko Stambol’a gelmiş, Beykoz’a Baygın. “yaşamak için güzel burası. Üstelik vapur sesleri de cabası” diyordu. 

23 Kasım 2024 Cumartesi

Balll Manifestosu

  DÜN BENİM GÜNÜMDÜ... 

Balnet muhabiri Arı Muhittin  bildiriyor.

“Arılar  Doğal hayatın en ağır işçisi olmalarını dünyanın gözleri önünde her kovan, kovuk ve korunaklarda Kraliçe ve tembel erkek arılar ile eşşek ve dahi eşek oğlu eşşek arılarının gözleri önlerinde toplanarak, geçerli olan çalışma süresi ve koşullarıyla ilgili gezegenin her yanında geçerli olabilecek bir Manifesto hazırladılar ve her kovan ve kovuklardaki  Kraliçelerine takdim ettilerDün sabahın ilk ışıklarıyla uyanan işçi arılar -ki bütün arı nüfusunun % 90 95 ini oluşturan kesimidirler- içgüdüleriyle karar verip hep birlikte işe çıkmayıp ortak alanlarda toplanarak başlarındaki kraliçelerine kararlı ve ağırbaşlı bir rest çektiler.”

Ey çalışkan  ve fedakâr işçi kardeşlerimiz! Toplanınız! Hayat bizim için çetin ve kısa. Gezegenin bütün işçi arıları, birleşiniz!

Devamı için...